AÇANGÜL: Açılan gül çiçeği AÇILAY: Ay'ın şekilleri, yansıması ADAL: Ün kazan AFET: Ortalığı birbirine katacak kadar güzel kadın AĞÇA: Temiz, saf AHENK: Uyum AHSEN: Çok güzel, olağanüstü güzel AHU: Ceylan, karaca AHUSE: Coşkulu...
BADE: Aşk, kutsal sevgi BAHA: Değerli, kıymeti çok BAHAR: Yazla kış arasında olan mevsim BALA: Yavru çocuk BALCA: Bal gibi, bala benzer BALIN: Yar, sevgili BALKIN: Pırıldayan, parlak BALKIZ: Bal kadar tatlı...
CANA: "Can"ın - e hali CANAN: Gönülden sevilmiş, yar CANDAN: İçten, gönülden CANDAŞ: Candan, değerli dost CANEDA: İçten, sevimli kişi CANFEZA: Müzikte bileşik bir makam CANKIZ: Sevilen, sevimli, şirin kız CANKUT:...
ÇAĞ: Belirli bir özellik gözönünde bulundurularak ele alınan zaman dilimi ÇAĞDA: Yeni bir çağa adım atılmış ÇAĞIN: Şimşek, yıldırım ÇAĞLA Badem, kayısı,erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hali ÇAKIL: Su...
DAMLA: Yağmur ya da bir sıvının çok küçük yuvarlak biçimli parçası DEFNE: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki DEMET: Çiçek bağlamı, deste DEMRE: Noel Baba'nın doğduğu...
EBRU: Bulut renginde; Hare gibi dalgalı ve damarlı; Kitap kabı yapmak için kullanılan renkli kağıt; Hareli boyama yöntemi ECE: Türdeşleri arasında üstünlüğü yeteneği olan kadın, güzel...
FAZİLET: Erdemli, iyi ahlaklı FERAH: Aydınlık, iç açıcı FERAY: Ayışığı, ayın parlaklığı FERCAN: İnsanın ruhuna aydınlık veren bir içtenliğe sahip olan FERDA: Gelecek zaman, yarın; Kıyamet FERHAN: Sevinçli, gönlü...
GAMZE: Göz kırpma, gözle işaret; Nazlı bakma; Gülerken bazı kişilerde yanaklarda beliren çukur GAYE: Amaç, erek GAZAL: Ak geyik, ahu; Geyik yavrusu; Güzel söz (mecazi) GAZEL: Konusu daha...
HALENUR: Kutsal ışık HANDAN: Güleç, sevinçli HANDE: Daima gülen, gülücük HANİFE: Allahın birliğine inanan; Hz. Muhammed zamanından önce tek tanrıya inanan HARİKA: Sıradanlığın üstündeki nitelikleriyle insanda hayranlık uyandıran HASLET:...
IĞIL: Çok yavaş akan su ILGAZ: Atın dört nala koşması ILGIM: Serap ILGIN: Beyaz ya da pembe, çiçekli, çok hafif yapraklı bir ağaççık (genellikle küçük akarsu kıyılarında bulunur) ILGIT:...
İDİL: Kır yaşamı içinde aşk konusunu işleyen kısa şiir; Volga ırmağına Türkler'in verdiği ad İLAYDA: Su perisi İLBÜKE: İlbey hanımı, seçkin hanım İLGİ: İki şey arasındaki ilişki; Birşeye...
KAİNAT: Varedilen şeylerin hepsi, yaratılanlar KAMER: 1. ay; Mecazi parlak ve güzel anlamında KARACA: Rengi karaya yakın, esmer; Avrupa ve Asya'nın ılıman bölgelerinde yaşayan kısa ve çatallı...
MAİDE: Üzerinde yemekler bulunan sofra; Yemek, ziyafet MANOLYA: Bir süs bitkisi MARAL: Dişi geyik MAVİSU: Deniz MAYIS: Bir bahar ayı MEBRUKE: Kutlu kadın ("mübarek kelimesinin dişisi") MEHİR: Ay parçası MEHTAP: Ayışığı MEHVEŞ:...
NAĞME: Güzel uyumlu ses, ezgi; Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz NARİN: İnce, ince yapılı, kibar NAZ: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış NAZER: Nazar NAZLI(M): Naz yapan; İşveli(m), edalı(m) NAZLIHAN:...
OKSAL: Ok at; Oka ilişkin OLCAY: Mutlu, ongun; Rastlantıları düzenlediği ve böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih OLGAÇ: Bilgi ve...
PAMİRA: Orta Asya'da bir yayla PAPATYA: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi PARLA: Parlamak eyleminden parla, ışık saç; Başarılı ol, ünün sanın artsın; Güzel ol, güzel görünüşlü...
RAHŞAN: Parlayan, parlak, aydınlık RANA: İyi, güzel, yumuşak, hoş RAVZA: Sulu, su yatağı yer; Bahçe RENAN: Çok ses çıkaran, çınlayan RENGİN: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel REVAN: Yürüyen, giden;...
SABA: Gündoğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar; Türk müziğinde bir makam SABAH: Günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler SAHRA: Kır,ova,çöl SANAL: Sanlı ol, ünlen SANEM: Çok güzel kadın; Put SARA: Halis,...
ŞAHBANU: Hükümdar eşi ŞAHİKA: Dağ doruğu. ŞAN: Şöhret. ŞAYESTE: Yaraşan ,yakışan. ŞEBBOY: Güzel kokulu bir süs bitkisi ŞEBNEM: Bitkilerin üzerinde toplanan su damlacıkları. ŞEHNAZ: Alaturka müzikte bir makam adı ŞEHRAZAT: Kendi kendine...
TAMAR: Damar TANGO: Özel ritimli,çift kişilik ağır bir dans TANYELİ: Sabah olurken çıkan hafif rüzgar TİLBE: Gezginci ozan TILSIM: Esrarlı ve olağanüstü güç taşıdığına inanılan nesne TOMRİS: M.Ö. 6 yy...
UMAY: Çocukları ve hayvan yavrularını koruduğuna inanılan tanrıça ÜLGEN: Bir iyilik Tanrısının adı.Yüce ÜLGER: Şeftalideki ince tüy. ÜLKER: Yedi yıldızdan oluşan takım yıldızı ÜLKÜ-M: Uğrunda özveride bulunmaktan çekinilmeyen yüce...
VENÜS: Bir gezegen adı VERDA: Gül VERDİNAZ: Nazların gülü VİLDAN: Yeni doğmuş çocuk VUSLAT: Sevgiliye kavuşma YAĞMUR: Havadaki buharın su damlaları halinde yere düşmesi YANKI: Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle...
YAĞIZ: Esmer, Yiğit YAĞIZHAN: Esmer han YALGIN: Serap, Aşı kalemi almaya ve aşılamaya elverişli ağaç, çiçek YALIM: Alev YALIN: Sade, gösterişsiz YALINAY: Bulutsuz gecedeki ay YALMAN: Sarp, dik YAMAN: Güç, beceri bakımından...
VARGI: Varılan sonuç, hüküm VARGIN: Varan, ulaşan, dileğine erişen VELİ: Ermiş, Eren, Evliya VOLKAN: Yanardağ VURAL: Vurarak al VURGUN: Tutkun, aşık